Beslenme

2.7.2018
Ketojenik beslenme- Doğru mu yapıyoruz?

Ketojenik beslenme nedir?  

Hücrelerimizin büyük bir bölümü ana enerji kaynağı olarak karbonhidratlardan gelen kan şekerini kullanır. Kanda yiyeceklerden  gelen şeker bulunmadığında hurler depo yağları keton cisimciklerine  parçalamak suretiyle enerji açığa çıkarır, buna ketozis adı verilir.  Ketojenik beslenme terimi buradan gelmektedir. 

 Metabolizmada bir kez ketozis başladığı zaman hurler yeniden vücuda karbonhidrat girene kadar enerji açığa çıkarmak için depolanmış yağları yani keton cisimciklerini kullanır. Vücudun enerji kaynağı olarak glukoz yerine depo yağları kullanması, 2-4 gün boyunca günde 20-50 gramdan  az karbonhidrat alındığında meydana gelir. 

Ketojenik beslenme, karbonhidratları önemli ölçüde sınırlayıp yağ ve protein miktarını artırma esasına dayanmaktaır. Bu tür beslenmede ekmek, makarna, pilav ile meyve gibi karbonhidrat içeren besinler yerine, et, balık, tereyağı ile zeytinyağı gibi besinlerle diyetteki yağ ile protein miktarı artırılır.  Ketojenik beslenme sonucunda da vücut enerji sağlamak için depolanan yağları yakmış olur.  

Ketojenik beslenme hangi amaçlarla uygulanır?  

Ketojenik beslenme uzun yıllardır çocuklarda epilepsi ataklarının tedavisinde kullanılmakta ve başarılı sonuçlar elde edilmektedir.  Ketojenik beslenme günümüzde zayıflama amacı ile de uygulanmaktadır.  

Ketojenik beslenme, yağların sınırlandırıldığı zayıflama diyetlerine göre  daha hızlı kilo kaybı sağlar. Bu tür beslenmenin hızlı kilo kaybı sağlamasının ilk nedeni, vücudun ketozise girdiğinde depolanmış olan yağları yakıyor olmasıdır. Diğer bir nedeni ise içeriğinde yer alan protein ve yağların uzun süre tok tutma etkisidir. Ayrıca, proteinlerin sindirilirken vücuda ekstra enerji harcatması da termik etki olarak tanımlanır ve hızlı bir şekilde kilo kaybı sağlar.  

Ancak yağ içeriği kısıtlı diyetlerle de aynı miktarda kilo kaybı daha uzun sürede sağlanabilir. Ancak bu tür diyetler kısıtlı ve kişiler açısından uzun süre uygulanabilir olmadığından kilo koruma döneminde ya da kilo verme sürecinde aksamalar yaşanabilir. 

Ketojenik diyetler kontrolsüzce ve bir uzman eşliğinde yapılmadığında olumsuz sonuçlara yol açabilir. Örneğin insülin kullanan diyabet hastalarının bu diyeti yapması hipoglisemi yani ani şeker düşmesine yol açarak koma ya da ani ölümlere neden olabilir.  Yine bu tür beslenmenin protein içerği yüksek olabildiğinden böbrek hastalarının uygulamaması gerekir. 

Kilolu ancak herhangi bir sağlık problemi olmayan yetişkin kişiler bir beslenme uzmanının değerlendirmesi sonucu bu diyeti belirli bir süre için uygulayabilirler.  

Ketojenik diyet sonlandırıldıktan sonra normal beslenme tarzına geçişin yine kontrollü şekilde bir beslenme uzmanı tarafından gerçekleştirilmeli.  Yine çocuk ve ergenlik dönemindeki kişilerin bu diyeti uygulamaması,  büyüme-gelişme için gerekli besin ögelerinden yoksun kalmaması  açısından önemlidir.    

Ketojenik diyetin riskleri nelerdir?  

Ketojenik diyetlerin riskli taraflarından biri karbonhidratın alımının kısıtlanmış olması nedeniyle protein ve hayvansal yağ tüketiminin fazla olması ve meyve-sebze tüketiminin çok az olması ya da hiç olmamasıdır. Kişiler yeteri kadar meyve ve sebze tüketmediği için vitamin-mineral kayıpları meydana gelebilir. Ayrıca, proteinden zengin ve meyve-sebze-  tam tahıl gibi posalı yiyeceklerden fakir beslenmenin kolon kanserine yol açabileceği çeşitli bilimsel çalışmalarda gösterilmiştir. 

Özellikle böbrek hastalarının protein ağırlıklı olabilecek bu tür diyetleri uygulamaları sonucunda böbreklerde bazı bozukluklar ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca, ketojenik beslenmede keton cisimcikleri böbreklerden idrarla birlikte atılırken beraberinde çok fazla su atımı da gerçekleşir ve susuz kalma ya da dehidrasyon riski oluşabilir. 

Yapılan bazı çalışmalarda ketojenik beslenmenin geleneksel yağ içeriği kısıtlı diyetlere göre daha hızlı kilo kaybettirdiği gösterilmiştir. Ancak diyet süresi uzadıkça gözlemlenen kilo kaybı ketojenik diyette diğerlerine göre çok farklı değildir. Ketojenik  beslenmede ilk etapta hızlı kilo kaybı gözlemlenmesinin diğer bir nedeni de su kaybıdır. Vücuda yeteri kadar karbonhidrat alınmadığında  karaciğerdeki glikojen depoları boşalmakta ve bu sırada vücutta çok miktarda su kaybı oluşmaktadır. 

Yine biliçsizce yapılan ketojenik diyetlerde hipoglisemi, yani kan şekerinin çok düşmesi, zihinsel fonksiyonlarda bozulma, kan yağlarının yükselmesi, kanda ürik asit seviyesinin yükselmesi gözlenebilir.



Yorum yapabilmek için Üye Olun veya Üye Girişi Yapın